Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Hz. Şeyh’in Bağdat’a Gitme Arzusu

1 sene önce
871 izlenme
Favorilerime Ekle
Favorilerimden Çıkar
Lütfen bekleyiniz...
Geniş Ekran Dar Ekran
Reklam saniye sonra kapanacak.
Reklam
Reklamı Geç

Hz. Şeyh’in Bağdat’a Gitme Arzusu
Kendisine sordular: “Bu yola başladığınız vakit, halk ile aranızda nasıl bir muamele geçti? Lütuf edip söyleyin. Bizler de faydalanmak isteriz.” O sultan, bu soruyu da şöyle cevaplandırdı: “Çocukluk çağlarımda kastım ve niyetim ilim tahsil etmek ve bu ilimle amel etmekti. Bir hacılar bayramı idi (Arefe günü). Şehirden dışarı çıktım ve bir çiftçinin iki öküzünü sabana koşarak çift sürdüğünü gördüm ve kendisine yaklaştım. Bir müddet, ben de öküzleri önüme katarak sürdüm. Öküzlerden biri döndü ve bana dedi ki: “Sen bu iş için yaratılmamışsın. Git, ne iş için yaratıldıysan o işle meşgul ol!” Ben de çiftçiyi ve öküzleri bırakarak evime geldim. Damın üzerine çıkarak kıbleye doğru baktım. Gördüm ki hacılar Arafat’ta vakfe ediyorlar.(Hz. Pir Abdûlkadir Geylani’nin (ks) keşf ve kalp gözü daha küçük yaşlarda iken açılmıştır.) Damdan indim ve annemin yanına giderek öküzün bana söylediklerini, damın üzerinde bakarken Arafat’taki hacıları gördüğümü söyledim. Sonunda anneme dedim ki:
-Anneciğim! Bana izin ver ve beni Hak Teâla’ya جل جلاله ısmarla. Hak yoluna
ayak basayım, gurbete gideyim, ilim tahsil edeyim, ilimle amel edeyim. İnşallah marifetullah hâsıl olur ve ariflerden olurum. Anneciğim beni sevdi ve okşadı.
– Oğul dedi, mademki böyle bir hayırlı niyetin var, ben de seni Allah-u Teâla’ya جل جلاله ısmarladım. Var git oğul, ilim öğren. Ama sana nasihatim odur
ki, nerede olursan ol doğruluktan ayrılma, sakın ha sakın hiç yalan söyleme. Kalktı gitti. Babamdan kalan florileri (paraları) getirdi ve önüme koydu. Almak istemedim, ısrar etti. Her ne kadar “Anacığım, sen bir garip ve zayıf hatunsun, benden çok sana haktır ve lazımdır, bu altınlar sende kalsın.” dedimse de dinlemedi. Abamın (elbisemin) koltuğuna kırk altını dikti.
Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks) yetişmeye başladıktan itibaren ailesinden pek çok kişi sâyesinde dinî ilimleri tahsil etti. Dolayısıyla bir ilim âşığı olarak büyüdü ve özellikle mârifetullah ilminin pınarlarına hep susamış bir halde idi. Bu hususta da Bağdat’tan daha iyisi yok idi. Zira Bağdat, âlimler ve ilim talebeleri tarafından imar edilmiş olması sebebiyle doğuda ve batıda Müslümanların ilim açısından âdeta gözbebeği olmuştu. İşte bu yüzdendir ki Hz. Pir Abdûlkadir Geylani (ks) oraya gitmeye azmetti ve ilim uğrunda ortaya çıkacak bütün sıkıntılara katlanmayı göze aldı.

Hz. Şeyh’in Bağdat’a Gitme Arzusu Kendisine sordular: “Bu yola başladığınız vakit, halk ile aranızda nasıl bir muamele geçti? Lütuf edip söyleyin. Bizler de faydalanmak isteriz.” O sultan, bu soruyu da şöyle cevaplandırdı: “Çocukluk çağlarımda kastım ve niyetim ilim tahsil etmek ve bu ilimle amel etmekti. Bir hacılar bayramı idi (Arefe günü). Şehirden dışarı çıktım ve […]

Reklam
BU VİDEOYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.