Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Denizde Boğulan Çocuğun Annesine Geri Dönmesi

Favorilerime Ekle
Favorilerimden Çıkar
Lütfen bekleyiniz...
Geniş Ekran Dar Ekran
Reklam saniye sonra kapanacak.
Reklam
Reklamı Geç

Denizde Boğulan Çocuğun Annesine Geri Dönmesi

Çocuğu denizde boğulan bir kadın, Gavs’ul A’zam’ın yanına gelir ve: “Benim çocuğum denizde boğuldu. Kesin inancım var ki; çocuğumu canlı olarak bana döndürmeye senin gücün yeter” dedi. Hazret-i Pir: “Şimdi, evine git! Allah’ın جل جلاله izni ve ihsanıyla oğlunu evde bulacaksın” diyerek cevap verdi.
Kadın eve gider, fakat oğlunu bulamaz. Kadın ikinci kere gelir ve yalvarır. Hazreti Gavs’ul A’zam kadına; “Tekrar eve git, çocuğunu evinde bulacaksın” der. Kadın eve gider, fakat çocuğu yine bulamaz. Kadın üçüncü kere ağlayıp yalvarma ile Hazret-i Gavs’a gelir. Gavs’ul A’zam boynunu eğip murakabeye daldı. Sonra başını kaldırdı ve “Evine git, çocuğunu evde bulacaksın” der. Kadın eve gider ve çocuğunu evde bulur.
Hazret-i Gavs’ul A’zam “Mahbubluk Makamından” Allah-u Teala’ya جل جلاله niyazını şöyle arz etti; ”Ey Rabbim! Beni o kadının yanında niçin mahcup ettin?” Bunun üzerine her şeyin sahibi ve hiçbir karşılık beklemeksizin veren Yüce Allah جل جلاله tarafından Hazret-i Gavs’a şu hitap geldi:
“Senin o kadına söylediğin andaki kelamın doğrudur. İlk niyazında melekler o çocuğun ayrılmış olan parçalarını bir araya getirdi. İkinci niyazında onu dirilttim. Üçüncüsünde onu denizden çıkarıp o kadının evine ulaştırdım.”
Hazret-i Gavs’ul A’zam Allah-u Teâla’ya جل جلاله niyazda bulundu: “Ey
Rabbim! Bütün âlemleri ve içindekileri “ol” emriyle yarattın. Kıyamet gününde de insanların bütün parçalarını bir anda toplayıp haşr edeceksin. Bir cesedin parçalarını toplayıp ona hayat vermek, senin yüce katında hiçbir şeydir. Bu geciktirmenin hikmeti nedir?” Kâdir olan Rabbu’l Âleminden hitap geldi; “Bu kadarcık latifemden kalbin incinmesin ya Abdulkadir! İstediğini iste, sana veririz.” Gavs’ul A’zam yüzünü toprağa koyarak yalvardı ve dedi ki: “Ya Rabbi, ben bir yaratılanım. Bana layık olan isteme
yaratılmışlığıma göredir. Sen ise yaratıcısın. Sana layık olan verme, azametine ve yaratıcılığına göredir.”
Ve Gavs’ul A’zam’a şu hitap geldi; “Seni Cuma günü gören herkes mukarreb veli olur ve toprağa bakarsa altın olur.” Gavs’ul A’zam dedi ki; “Aciz hakkımda inayet buyurulan bu yüksek mertebelerden daha üstün olan “Ahmedî velayet” rütbesini ihsan buyur ki; bu dünyadan göçünce dahi, velayetim son bulmasın. Kerametlerimin eseri devam etsin.” Bunun üzerine şöyle buyuruldu; “Ey Abdulkadir! Evliyamdan hiçbirine vermediğim bir özelliği sana lütfettim. Senin velayet isimlerini kim anarsa sevap kazanacak ve sonsuz feyizlere erecektir.”
Gavs’ul A’zam muhibbiyet makamı olan “Makam-ı Niyaz”dan, mahbubiyet makamı olan “nazdarlık makam”ına çıkmış; yani tarik-i acz ve fakrden, meşreb-i aşk ve istiğraka girmiş ve kendine olan büyük nimetleri yâd edip şükretmiştir.