Şekil renkleri

Metin renkleri


Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Namazın Sünnetleri

3 sene önce
952 izlenme
Favorilerime Ekle
Favorilerimden Çıkar
Lütfen bekleyiniz...
Geniş Ekran Dar Ekran
Reklam saniye sonra kapanacak.
Reklam
Reklamı Geç

Namazın Sünnetleri *1
Namazın sünnetleri elli birdir:

(1) İftitah tekbiri *2 için erkekler ve cariyelerin, ellerini kulak azasına kadar, hür kadınların ise omuz hizasına kadar kaldırmak
(2) Tekbir sırasında parmakları açık *3 kendi haline bırakmak,                                                             (3) İmama uyanların iftitah tekbirlerini imamla birlikte almaları *4
(4) Erkeğin, sağ eli sol elinin üzerinde olarak göbeğinin altına koyması [ellerin durumu şöyle olur: Sağ elin iç kısmı sol elin dış tarafına konulur, bilek üzerinde baş ve küçük parmaklar halka yapılır];
(5) Kadınların halka yapmaksızın ellerini göğüsleri üzerine koymaları,
(6) Sübhaneke okumak;
(7) Sübhanekeden sonra “Eûzü billahi mine’ş-şeytanirracîm” demek,
(8) Her rek’atın evvelinde “besmele” çekmek,
(9) Amin demek *5
(10) “Allahümme rabbena ve leke’l-hamd” demek, *6
(11) Bunları gizli söylemek *7
(12) İftitah tekbiri sırasında başı eğmeden dengeli bir vaziyet almak;
(13) İmamın, tekbir ve “Semiallahü limen hamideh” cümlesini açıktan söylemesi,
(14) Ayakta dururken ayakların arasının dört parmak kadar açılması;
(15) Mukîm bulunuluyorsa eğer, sabah namazında Fatiha’dan sonra “Uzun Mufassallardan, *8 ikindi ve yatsı namazlarında “Orta Mufassal”lardan, akşamda ise bunların kısalarından bir sûre okumak, [yolcu olanlar dilediği herhangi bir sûreyi okuyabilirler],
(16) Sadece sabah namazlarının birinci rek’atlarında sûreyi uzun tutmak,
(17) Rükûnun tekbiri;
(18) Rükû da üç kere tesbîh (Sübhane Rabbiye’l-azîm) söylemek,
(19) Rükuda parmaklarını açmak
(20) Dizlerini elleriyle kavramak (hanımlar parmaklarını açmazlar),
(21) Rükûda bacakları dik ve sırtı düz tutmak,
(22) Rükû sırasında başı ve arkayı aynı hizada bulundurmak,
(23) Rükûdan kalkmak,
(24) Sonra kalkıp (uzuvların yerli yerine oturmasını temin edip) mutmain olmak,
(25) Secde için önce dizleri, sonra elleri, sonra da yüzü alnı yere koymak,
(26) Kalkarken bunların aksini yapmak,
(27) Secdeye giderken ve
(28) Secdeden kalkarken tekbir getirmek,
(29) Secdeyi iki ellerin arasına yapmak ve
(30) Secdede üç kere “Sübhane Rabbiye’l -A’lâ” demek;
(31) Erkeklerin (secde esnasında) uyluklarını karınlarından ayrık tutmaları,
(32) Dirseklerini böğürlerinden ayırmaları ve
(33) Kollarını yerden kaldırmaları;
(34) Kadınların ise (dirseklerini) yere indirmeleri ve uyluklarını karınlarına yapıştırmaları;
(35) İki secde arasında doğrulup
(36) Oturmak ve
(37) Teşehhüdde oturur gibi elleri uylukların üstüne koymak,
(38) Oturuşlarda sol ayağın yatırılıp sağ ayağın dikilmesi,
(39) Kadınların, kalçalarının üstüne oturmaları *9
(40) Et-tahıyyatü’de şahadet kelimesini söylerken, “lâ ilahe” kelimesinde sağ elin işaret parmağıyla işaret edilmesi (yani kaldırılması) ve “illallah”da ise indirilmesi,

(41) Farzların ilk iki rek’atından sonra Fatiha okumak,
(42) Son oturuşta Hz. Peygamber’e salevât okumak ve
(43) İnsan sözüne değil de Kuran dakilere, Rasûlullah (Sallallahu aleyhi vesellem’inkine benzer dualar okumak;
(44) Selâm verirken (önce) sağa, sonra sola dönmek;
(45) İmamın (selâm verirken) insanları Hafaza meleklerini ve salih cinleri kasdederek, selâm vermesi ki en doğrusu da budur;
(46) İmama uyanların da, eğer imam döndükleri cihette bulunuyorsa, selâm verirlerken imamı, (aynca) cemaatı, Hafaza meleklerini ve cinlerin salihlerini kasdederek selâm vermeleri,
(47) Tek başına kılanların, selâm verirken sadece melekleri niyetlerinden geçirmeleri,
(48) İkinci selâmı, birinciden daha alçak bir sesle vermeleri,
(49) Cemaatle kılanların selâmlarını imamla birlikte vermeleri,
(50) Selâm vermeye sağdan başlamak,
(51) Namaza sonradan yetişenlerin, imamın namazdan ayrılışlarını beklemeleri.

 

*1 Sünnetle ilgili hükümlerden birisi, kasten dahi olsa terkedildiğinde namaz bozulmaz ve sehiv secdesi gerekmez. Ancak hafife almamak ve alay etmemekle beraber kasten terketmek kötü bir davranıştır. Bahsedilen bu kötülük kerahetten daha hafif ve küçüktür. Sünnetin hükümlerinden bir diğeri ise yapılmasının sevap olması, terkedilmesinin, az da olsa günaha girilmekle beraber, kınanır olmasıdır. Kınamak cezalandırmaktan daha ehvendir.
*2 Tesbit olunduğuna göre Rasûlullah (Aleyhissalâtü vesselam), “Namaz başlarken tekbir getirir, sonra da ellerini, baş parmakları kulakları hizasına (gelinceye) kadar kaldırırdı.” Hz.Şafiî’nin rivayetine göre îbn Ömer demiştir ki:
“Peygamber (Aleyhissalâtü vesselâm)’in namaza başlarken ellerini omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm.” Bu rivayet biz Hanefîlerce, Özürlü olma haliyle yorumlanmıştır. Bize göre, namaz kılan bir kimse ellerini sünnet olduğu biçimde kaldıramazsa yahut bu şekilde sadece birini kaldırır diğerini kaldıramazsa, (ellerini) mümkün olduğu mikdarda kaldırır ve namazını Öylece kılar.
*3 Parmak araları ne fazlaca açılır ve ne de fazlaca bitiştirilir, normal bir açıklıkta bırakılır. Peygamber (Aleyhissalâtü vesselâm)’in, tekbir alırken ellerini bu şekilde yaptığı rivayet edilmiştir. Bir de, tekbir alırken el içi ve parmakların kıble tarafına doğru çevrilmesi sünnettir.

*4 Bu, İmam A’zam’ın görüşüdür ki imama uyanların, imam “Allahü” lafzını yahut “ekber” lafzını henüz söyleyip bitirmeden tekbir almaları şarttır. Ebû Yûsuf ve Muhammed ise, imamın ardında kılanların, imamın tekbirinden sonra tekbir almalarının sünnet olduğu görüşündedirler.
*5 “Ve le’ddâllîn” den sonra imam, cemaat ve tek başına kılanlar, hatta Fatiha’yı namaz dışında okuyanlar “âmîn” derler ki, manası: “Duamızı kabul et” demektir.
*6 Mezhebimizin âlimleri, bunun imama uyanlar ve tek başına kilanlarca söylenileceği hakkında söz birliği etmişlerdir, imam’a gelince bunun, sadece “Semiallahü limen hamideh” demesinin sünnet olduğunu İmam A’zam söylemiştir. Sahibeyn ise imamın, “Semiallahü limen hamideh, Rabbena ve leke’1-hamd” demesinin sünnet olduğunu söylemişlerdir. Bunun gibi bir ifade İmam A’zam’dan dahi naklolunmuştur.
*7 Yani Sübhaneke’yi, eûzüyü, besmeleyi, “âmin” kelimesini, “Rabbena ve leke’1-hamd” cümlesini gizli söylemek.
*8 Kur’ân’m son yedi sûresine “Mufassal” denilir ki, bunların ilki Hucurât sûresi [ilkinin Fetih sûresi olduğunu, hatta bir kısmına göre bunun Kâf sûresi olduğunu söyleyenler de olmuştur], sonuncusu ise Nâs süresidir. Uzun Mufassallar ise, Mufassalların evvelinden el-Bürûc’a kadar olan sûrelerdir. Orta Mufassallar, el-Bûrûc’dan el-Beyyine’ye kadarki sûreler, Kısa Mufassallar da el-Beyyine’den itibaren Kur’an’ın sonuna kadar olan sûrelerdir.
*9 Bu oturuş biçimine Arapça’da “teverrük” denir; kalça, kıç manasına geren “verik”ten gelen bir kelimedir. Kadınlar kalçalarının üstüne otururlar, ayaklarım da sağ kalçalarının altından çıkarırlar. Bu şekil, kapanmaya daha uygun olduğu için kadınlar hakkında sünnettir.

Reklam
BU VİDEOYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.